Search This Blog

Monday, October 14, 2019

Ahşabın doğal haline bir dokunuş: "sahidey!"






Şahide Yazıcıoğlu kendi adından esinlenerek oluşturduğu “sahidey” markasıyla tamamen el yapımı, hiçbir kimyasal maddenin kullanılmadığı ahşap takılar ve mutfak aksesuarları yaratıyor.
Kendisini “eski gazeteci yeni marangoz” olarak tanımlayan Şahide Yazıcıoğlu, “sahidey” adı altında zeytin başta olmak üzere ceviz, şimşir, kiraz gibi farklı renk ve dokulardaki ağaçları işleyerek kullanılabilir bir ürün olarak karşımıza çıkartıyor. Bu, kimi kez bir kolye kimi kez bir tepsi ya da salata servis kaşığı olabiliyor.

Her biri “biricik”
Ahşabın doğal halini modernleştiren Şahide Yazıcıoğlu, el yapımı ürünlerini hiçbir kimyasal madde kullanmadan üretiyor. Şahide Yazıcıoğlu, “tamamen doğal” tanımının kendisi için önemini şu sözlerle vurguluyor: “Kullanmayacağım hiçbir şeyi başkası için üretmiyorum. Bütün çabam bir servis tabağının da, bir salata kasesinin de, bir küpenin de ‘acaba’ barındırmaması. Ahşabı diri tutmak ve dış ortamdan etkilenmesini önlemek için yine doğal malzemeler kullanıyorum.”
Ürünlerin yapımında Şahide Yazıcıoğlu’nun en büyük yardımcısı ağaç. “Ağacı ben yontuyorum ama işe asıl yön veren o. Ağaç ne istiyorsa onu yapıyorum. Her ağacın ayrı bir dokusu, sanki ayrı bir kişiliği var. Kimiyle daha yumuşak konuşabilirken ötekiyle daha sert olabiliyorsun. En güzeli de yaptığım ürünlerin bir benzerinin olmaması. Her biri biricik.” “sahidey” ürünleri Shopier/sahidey’de ve Nişantaşı Z-Mix mağazasında satılıyor.
@sahide.y  shopier/sahidey


Hem göz çevresine hem boyun bölgesine tek bir Thalia yeter!

Thalia Natural Beauty’nin Pearl & Peptide Reverse Age Serisi Yaşlanma Karşıtı Göz Çevresi Bakım Kremi, “çift yetenekli” bir krem! Neden mi? Çünkü bu eşsiz krem, hem göz çevrenizin hem de boynunuzun bakımını tek bir ürünle yapabiliyor.

Kırışıklığa en meyilli bölgeler, göz çevresi ve boyundur. Çünkü bu iki bölgede de cildimiz çok daha ince ve hassastır. Göz çevremiz gerek bu yapısı gerekse dış koşullardan ve stresten çabucak etkilenmesi nedeniyle erken yaşlardan itibaren kırışma belirtileri göstermeye başlar. Boynumuz da aynı durumdan nasibini alır... Devamı için https://chefsdergisi.blogspot.com/p/saglik-olsun.html

Monday, August 19, 2019

LİMON KABUĞUNDA SAKLI 6 FAYDA

Yakıcı sıcaklarda sağlıklı limonata tarifi ve limon kabuğundaki faydalar


Başta C vitamini olmak üzere sağlık açısından son derece faydalı bileşenler içeren limonun çoğunlukla suyunu sıkıp kabuklarını atıyoruz. Ama yanlış yapıyoruz! Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet, Fitoterapi Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz “Yapılan çalışmalar, limonun suyu gibi kabuğunun da antioksidan kaynağı olduğunu gösteriyor. Limon kabuğunda bulunan polifenoller, vitaminler, mineraller, lif, karotenoidler ve esansiyel yağlar birçok hastalığa karşı koruyor. Ancak kalsiyum seviyeniz düşükse, böbreklerinizde kalsiyum oksalat taşı varsa ya da geçmişte olduysa mutlaka doktora danışmak gerekir. Yine limon suyu büyük tansiyonu düşürdüğü için, düşük tansiyonlu olan veya tansiyon ilacı kullanan kişiler doktora danışmadan tüketmemeli” diyor. Beslenme ve Diyet, Fitoterapi Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz; çayınıza ya da rendeleyerek salata ve kurabiyelerinize katabileceğiniz limon kabuğunda saklı 6 faydayı anlattı, limon kabuğu ile yapılmış sağlıklı limonata tarifi verdi, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Diş etlerini güçlendiriyor
Limon kabuğu, C vitamini eksikliğine bağlı olarak gelişen bir tür kanamalı diş eti hastalığı olarak bilinen skorbüt hastalığının oluşumunu engelliyor. Limonda ve kabuğunda bulunan C vitamini sayesinde skorbüt oluşmuyor.

Karaciğerde yağlanmayı azaltıyor
Limon kabuğu içerdiği pektin, esansiyel yağlar ve PMF (polymethoxylated flavones) sayesinde total kolesterol seviyesini, trigliserid düzeylerini, karaciğer yağlarını azaltıyor.

Bağırsakları koruyor
Limon kabuğunda mevcut olan diyet lifi, bağırsak fonksiyonlarını ve bağırsak sağlığını koruyor. Ayrıca limon kabuğunun içerdiği pektin, kabızlığın önlenmesine de fayda sağlıyor.

Hücre hasarını önlüyor
İçerisindeki yüksek antioksidan kapasitesi sayesinde hücrelerde hasar oluşturan serbest radikalleri etkisiz hale getiriyor. Ayrıca limon kabuğu antioksidan özellik gösteren yüksek C vitamini kapasitesi sayesinde DNA hasarını önlüyor.

Kanser riskini azaltıyor
Limon kabuğu, içerisindeki limonen ve salvestrol Q10 sayesinde kanserli hücrelerle savaşmaya yardım ediyor. Avustralya’da yapılan bir çalışma ağız, boğaz ve mide kanserini riskini 40-50 oranında azalttığını ortaya koyuyor.

Damar sağlığını koruyor
Beslenme ve Diyet, Fitoterapi Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz “Limon, kabuğunda bulunan flavonoidlerden olan hesperidin ve naringin sayesinde damar yapısını korur ve pıhtılaşma riskini azaltır. Yüksek C vitamini sayesinde koroner arter hastalığını azaltır” diyor.

Diyetisyenden sağlıklı limonata tarifi:
4 adet limon
300 gr çilek
1 su bardağı hurma suyu
1 litre su
Nane yaprakları
Limonları bir kapta rendeleyin. Rendelenmiş limonların suyunu sıkın. Çilekleri yıkayıp ayıklayın ve rondodan geçirin. 2 saat suda bekletilmiş hurmaları, çekirdeklerini çıkarıp kabuklarını soyduktan sonra rondodan geçirin, üzerine sıcak su ilave ederek bir tülbent yardımıyla suyunu süzün. Geniş bir kapta limon rendesi, çilek, limon suyu ve hurma suyunu bir saat bekletin. Karışıma bir litre su ilave edin. Bir tülbent yardımıyla karışımı süzün. Nane yaprakları ile soğuk servis edin.

DOĞADAN SOĞUK ÇAYLAR YENİLENDİ


TÜRKİYE’NİN İLK VE TEK FONKSİYONEL DEMLEME SOĞUK ÇAY SERİSİ

Şehir hayatının yoğun temposunda yenilenmenizi ve kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak, lezzetli ve ferahlatıcı yepyeni Doğadan Soğuk Çay Serisi!



Doğadan uzmanlığında bitki, meyve ve çay yapraklarının gerçek demleme sürecinden geçerek hazırlandığı, renklendirici ve koruyucu içermeyen, düşük kalorili yeni Doğadan Soğuk Çaylar; dengelenme, korunma ve canlanma gibi ihtiyaçlarınızı karşılamak için günün her anında yanınızda.

Bitki ve meyveleri en doğal formuyla içebileceğiniz Doğadan Demleme Soğuk Çay Serisi’nin zengin içerik ve fonksiyonel faydalarıyla yenilenen çeşitleri ile her mevsim, tüm ihtiyaçlarınıza yönelik lezzetli ve sağlıklı tercihler yapmanız mümkün.
Guarana, nar, armut, kayısı,ayva ve elma meyvelerinin ; yeşil çay, mate, zencefil ve zerdeçal gibi bitkilerle harmanlandığı Doğadan Soğuk Çayların ferahlatıcı ve tazeleyici lezzeti ile her yudumda Doğanın iyiliğini hissedin.
Anti-Ox Yeşil Çay Nar Armutlu Demleme Soğuk Bitki Meyve Çayı.
İçeriğindeki nar ve magnezyum desteğiyle hücrelerin yenilenmesine, vücuttaki asidin dengelenmesine ve yorgunluğun azaltılmasına yardımcı olur.

Form Şeftali Aromalı Kayısılı Prebiyotik Demleme Soğuk Bitki Meyve Çayı
Prebiyotik lif içeriğiyle, sindirim sistemini düzenlemeye ve bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı olan probiyotik mikroorganizmaların bağırsakta gelişimini ve yaşamını destekler.

Detox Yeşil Çay Nane Armutlu Demleme Soğuk Bitki Meyve Çayı
Magnesium ve çinko içeriği ile yorgunluk giderir, hücre bölünmesinine ve asit baz metabolizmasına katkı sağlar, bağışıklık sisteminini destekler.

Koruma Yeşil Çay Zencefil Ayvalı Demleme Soğuk Bitki Meyve Çayı
Yeşil çay, zencefil – zerdeçalın c vitamini ve çinko gibi minerallerle harmanlanmasıyla bağışıklık sistemini destekler, hücre yenilenmesine yardımcı olur.

Canlanma Yeşil Çay Elma Tarçın Zerdeçallı Demleme Soğuk Bitki Meyve Çayı
Yeşil çay ve guarana meyvesinin yüksek doğal kafein içeriği ile birlikte zerdeçal, zencefil, tarçın gibi baharatlarla metabolizmayı hızlandırır, daha canlı ve enerjik hissettirir.

Wednesday, June 26, 2019

Cildinizi aloe vera ile rahatlatın!

Güneşlenme sonrasında cildinizi aloe vera ile rahatlatın!

Cildiniz güneşlenme sonrasında gerginleşir, yoğun bakıma ve neme ihtiyaç duyar. Thalia Natural Beauty Aloe Vera Serisi Onarıcı ve Nemlendirici Jel, yüzde 90 aloe vera (sarısabır) özsuyu içeriğiyle cildinizi rahatlatır, gerginliğini hafifletir ve yumuşacık yapar. Üstelik cildinizdeki enfeksiyonları da giderir.

Güneşlenme sonrasında gerginleşen, yoğun bakıma ve neme ihtiyaç duyan cildinizin artık çok özel bir destekleyicisi var: Thalia Natural Beauty Aloe Vera Serisi Onarıcı ve Nemlendirici Jel.

Thalia Natural Beauty Aloe Vera Serisi Onarıcı ve Nemlendirici Jel, yüzde 90 oranında içerdiği aloe vera (sarısabır) özsuyuyla güneşte kuruyan, tahriş olan ve hasar gören cildinize yoğun bakım sağlar, gerginliğini hafifletir, rahatlatır ve ferahlatır. Öte yandan cildinizin doğal yapısını ve yumuşaklığını korur, cildinizi besler, nemlendirir ve yenilenmesini destekler.

Pompalı özel bir şişede sunulan Thalia Natural Beauty Onarıcı ve Nemlendirici Jel’in etken maddesi olan aloe vera, Afrika kökenli bir bitkidir ve 400 farklı türe sahiptir. Mısırlılar tarafından “ölümsüzlüğün bitkisi” olarak tanımlanan aloe veranın yaprakları kırıldığında ortaya çıkan jelimsi özsuyunda 20 mineral, 18 aminoasit ve 12 vitamin vardır. Bu jelimsi özsu, cilt bakımının bir adım ötesine geçmek, cildin en alt katmanlarına bile bakım, nem, ışıltı ulaştırmak için son derece idealdir.

SLS, SLES, paraben ve parafin gibi insan sağlığına zararlı hiçbir madde içermeyen, yüzde 100 doğal Thalia Natural Beauty Aloe Vera Serisi Onarıcı ve Nemlendirici Jel’in çok önemli bir özelliği daha var. Gücünü aloe veranın iyileştirici gücünden alan jel, ciltteki pek çok problemin ve enfeksiyonun giderilmesinde de son derece etkili. Thalia Natural Beauty Aloe Vera Serisi Onarıcı ve Nemlendirici Jel, akneyle harika bir şekilde savaşırken mantar, sedef, egzama oluşumunda ve tedavisinde önemli faydalar sağlar. Yanık, yara ve böcek sokması durumlarında cildi daha çabuk iyileştirir. Epilasyon işlemleri ve ameliyat izleri gibi problemlerin giderilmesini başarıyla destekler.

Fiyat bilgisi: 44,99 TL

@thalianatural

Monday, May 06, 2019

Kokunuz İmzanızdır

Türkiye’de bir ilk!

 Koku ve Tat Zirvesi Acıbadem Taksim Hastanesi’nin sponsorluğunda 3-4 Mayıs 2019 tarihlerinde CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’da gerçekleşti


Türkiye’nin ilk ‘Koku ve Tat Zirvesi’ İstanbul’da uluslararası katılımcılara kapılarını açtı. Zirve, katılımcıları, parfümden kahveye lavantadan simite kadar binlerce farklı kokunun büyülü dünyasında yolculuğa çıkarıyor. Acıbadem Taksim Hastanesi’nin sponsorluğunda 3-4 Mayıs 2019 tarihlerinde CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’da gerçekleştirilen zirvenin açılışında basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısında konuşan kokunun uzmanları, bebek kokusundan ten kokusuna dair sağlıkla ve sosyal yaşantıyla ilgili önemli açıklamalar yaparken ilginç mesajlar da verdiler. “Kokunuz imzanızdır, sizinle ilgili çok şey anlatır” mesajı da onlardan biriydi…


Bazen sıcacık bir simidin ya da odun ateşinde pişen bir ekmeğin kokusu bizi bizden alır; bazen dost sohbetinin eşlik ettiği nefis bir kahvenin… Bazen de mis kokulu bir çiçeğin… Koku ve tat duyuları hayatımızı güzelleştirmek bir yana, yaşamsal öneme de sahip, olmazsa olmazlarımız… Oysa toplumumuzda her 5 kişiden 1’i koku alma bozukluğuyla karşı karşıya. Üstelik pek çoğu kokuları doğru algılamadığının farkında bile değil. İşte hem sosyal hem yaşamsal bir unsur olan koku ve tat konularına, ülkemizde ilk kez gerçekleştirilen festival tadındaki zirve ile farkındalık yaratılıyor.

 Zirvenin açılışı dolayısıyla gerçekleştirilen basın toplantısında; Koku ve Tat Zirvesi Başkanı Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İlkkan Dünder, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülsen Meral, Koku Kültürü Derneği Kurucusu Bihter Türkan Ergül, yemek yazarı Gülhan Kara ve CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul Satış&Pazarlama Direktörü Gülay Özel önemli bilgiler paylaştı.

Prof. Dr. İlkkan Dünder: “Kadın kokusu tarihi değiştirmiştir!”
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İlkkan Dünder, hayatta herkesin öncelikle bir kadın kokusu aldığını, bu kokunun da anne kokusu olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Anne memesindeki sütün kokusu refleks olarak bebeği emmeye doğru yönlendirmektedir. İşte, büyümenin ve gelişmenin başlangıcı da insanın koku alma duyusuyla başlar, annede duyulan koku bu nedenle çok önemlidir.” Kadınların koku alma duyularının erkeklere göre daha gelişmiş olduğunu belirten Prof. Dr. İlkkan Dünder, kadın kokusunun da çok önemli olduğunu, erkeklerin yaşamlarını ve dolayısıyla tarihi değiştirdiğini söyledi.

Dr. Gülsen Meral: “Bebeklerin mis kokusunun sırrı!”
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülsen Meral de konuşmasında, bebeklerin neden mis gibi koktuğunu anlatırken, “Anneler bilirler, bebeklik zamanı tam bir sabır zamanıdır. Uykusuz geçen geceler, yorgunluk ve o güzel bebeklerin güzel bir gülüşü ve kokusu için verilen bir ömür. Kanada’da Quebec Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada bebeklerin hoş kokusunun sebebi olarak; annelerin doğum sonrası bebek bakımındaki sabrı ve merhametini artırması gösterilmiş” dedi.

Doç. Dr. Aytuğ Altundağ: “Nefesimizde 3 bin 481 tane nefes gazı var!”
Doç. Dr. Aytuğ Altundağ toplantıda yaptığı konuşmada, koku ve tat alma bozuklukları ve tedavilerinden bahsederken, kişinin nefesinde 3 bin 481 tane nefes gazı bulunduğunu, bu gazların üç tanesinin en sık ağız kokusuna yol açan gazlar olduğuna dikkat çekti. Günümüzde artık yeni nesil cihazlar sayesinde bu üç gazın sadece 4 dakikada tespit edilmesi sonucu ağız kokusunun gerçek nedeninin saptanabildiğini vurgulayan Doç. Dr. Aytuğ Altundağ “Geniz akıntısından böbrek ve karaciğer sorunlarına, alerjiden mide fıtığına hatta mide tümörüne dek pek çok ciddi hastalık ağız kokusuna yol açabiliyor. Kişinin doktor doktor gezerek nedenini bulmaya çalıştığı ağız kokusunun gerçek kaynağını artık sadece 4 dakikada saptayan smart chroma yöntemiyle hem tedaviye başlanıyor hem de ağız kokusunun altında yatan ciddi hastalıklar ortaya çıkarılarak bu hastalıkların da tedavisine başlama şansı doğuyor” dedi.

Parfüm seçiminde doğru bilinen yanlışlar!
Basın toplantısında ilginç bir konuşma yapan Koku Kültürü Derneği Kurucusu Bihter Türkan Ergül katılımcılara önce parfüm seçiminin inceliklerini anlattı; ardından kişinin teniyle uyumlu kokuları öğreneceği mini bir uygulama yaptı. Parfüm seçerken doğru bilinen yanlışları da anlatan Bihter Türkan Ergül şöyle konuştu: “Örneğin parfüm seçerken kahve koklamak yanlıştır. Ortalama 3 kokudan sonra burun algısı yorulur, kahvenin yoğun olan aroması burnu şoklar ve beğendiğimizi düşündüğümüz kokuyu hiçbir zaman kullanamayacağımızı evde fark edebiliriz. Kağıda sıkarak parfüm seçmek de çok sağlıklı değil, kağıttan kokladığımız parfümü burnumuz beğenebilir ama ten onaylamadığı kokuyu çabuk arındırır. Bu nedenle bir parfüm birinde 10 saat dururken başka birinde 2 saatte uçar. Muhakkak tende prova yapılması gerekir. Bir günde ikiden fazla koku denemek de yanlıştır. Öte yandan parfümün tenimizdeki duruşunu tespit etmemiz için 1-2 saat süre tanımalıyız.”
Yemek kültürü ve koku ilişkisi
Yemek Yazarı Gülhan Kara konuşmasında; yemek kültürü ve koku ilişkisini anlatırken,  “Mutfak beş duyunun da aktif olduğu bir alan. Özellikle de yemek pişirirken, malzemeyle temas yani dokunma, görme, duyma, koklama ve tatma duyusunun sağlıklı çalışmasıyla mutfaktan nefis kokular yükselir, tatlar buluşur ve lezzet ortaya çıkar. Koku ve tat mutfakta birbirinin ayrılmazlarıdır. ‘Nefis kokular’ ifadesinde bile tat vardır. Kokular lezzeti yakalamamızda bizi sürekli yönlendiren bir rehber gibidir. Tencereden, tavadan, fırından gelen pişme kokuları karar ve kontrol mekanizmamızı çalıştırır. Bir şeyi tatmadan önce koklarız. Koku çoğu zaman kendiliğinden burnumuzdan içeri girmiş ve mesaj ulaşmıştır. Kokuları tanımak bizi iyi tatlara, doğru sonuçlara götürür. Farkındalık çok büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.  
CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul Satış&Pazarlama Direktörü Gülay Özel de toplantıda, turizmde lezzet algısının öneminden bahsetti.


Koku ve Tat Zirvesi’nden ilginç başlıklar

Sağlık, gastronomi, parfümeri, moda, sanat, bilim ve daha birçok farklı dalda birbirinden ünlü ve uzman konuşmacıların alışılmışın dışında bir atmosferde bir araya gelmesi ile oluşturulan bu zirve programında ilgi çekici başlıklar:
           -       Osmanlı mutfağında 15.yy dan 20.yy’a damak tadı değişiminin nedenleri
-       Ata tohumlarının farkı nedir? Nereden bulunur?
-       Bellek – Mekan ve Koku İlişkisi
-       Süper tat alıcılar gerçek mi efsane mi?
-       Yemek kültürü araştırmasında “koku” bir başlık olabilir mi?
-       Anadolu’da “yemeğin/içeceğin kokusu” algısının referansları nelerdir?
-       Yemek fotoğrafçılığının modası olur mu?
-       Sosyal medyada en çok ilgi gören yemek fotoğrafları neler?
-       Ruh-Beden-Zihin dengesi için aramoterapi uygulamaları nelerdir?
-       Aromaterapi Doktor reçetesine girmeli mi?
-       Odun ateşinin lezzet üzerine etkisi var mı?
-       Doğal ortamda yetişen bitkilerin aroması daha mı farklı?
-       İstanbul’un kokusu nedir? Her şehrin her semtin farklı bir kokusu mu var?
-       Yemek yerken dinlediğimiz müzik tat algımızı etkiler mi?
-       Türkiye’de yeni meslek dalı: Koku uzmanlığı
           -       Türkiye’den 5 kıtaya yayılan Esansın Hikayesi




Saturday, March 09, 2019

Reis Gıda’dan sektöre ‘‘Royal’’ lezzetler





1981 yılından bugüne bakliyat sektöründe faaliyet gösteren Reis Gıda, yeni ürün gamı Royal serisini raflara sundu. Kinoa, chia, beluga mercimeği, siyah nohut, amarant gibi son dönemde sağlıklı beslenme listelerinin üst sıralarında yer alan 23 farklı çeşidi tüketicisiyle buluşturan Reis Gıda, Royal ile sağlıklı ve dengeli beslenmeye yardımcı olacak. Haberin devamı https://chefsdergisi.blogspot.com/p/sektor.html


Monday, March 04, 2019

Porland’a İki Büyük Ödül


2000 yılından bu yana Amerika’da IHA Fuarı’nın düzenlediği GIA (Global Innovation Awards) ödül törenine katılan Türkiye’nin porselen gururu Porland, Şikago’da 2 büyük ödül birden aldı!

IHA’nın (International Housewares Association) Şikago’da düzenlediği fuara, perakende sektöründeki genel mükemmellik, inovasyon ve yaratıcı görsel düzenleme konularını onurlandıran GIA (Global Innovation Awards) yani Küresel İnovasyon Ödülü’nü almak için katılan Porland, dünyada 30 ülkeden sadece sektörün önde gelen markalarına verilen Global Honoree 2019 Ödülü’nü de almaya hak kazandı. Haberin devamı https://chefsdergisi.blogspot.com/p/guncel-haberler-bultenler.html

Wednesday, February 13, 2019

MUTLULUK VEREN 10 BESİN


Özellikle büyük şehirlerde mutsuz olduğundan yakınanların sayısı giderek artıyor. Hele de güneş ışınlarının azaldığı, havaların soğuk ve kasvetli bir hal aldığı bugünlerde pek çok kişi kendini daha mutsuz ve güçsüz hissediyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Güleryüz başta kırmızı meyveler olmak üzere bazı besinlerin içerikleri itibariyle kişilerin kendilerini mutlu hissetmesini sağlayabildiğini belirterek “Günlük beslenmenizde mutlaka bu besinlere yer vermelisiniz” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Güleryüz, mutluluk veren besinleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. Haberin devamı https://chefsdergisi.blogspot.com/p/saglik-olsun.html 

Kurutulmuş Domates ve Yeşillik Taneli Lay’s Fırından

Yeni Lay’s Fırından Yepyeni Bir Lezzet Deneyimi Sunuyor!

%50 daha az yağlı ve özenle üretilen Lay’s, sevilen Fırından serisine bir yenisini daha ekledi. Yeni Kurutulmuş Domates ve Yeşillik Taneli Lay’s Fırından, cips severlerin beğenisine sunuluyor.

Lay’s Fırından, fırınlandığı için müthiş lezzeti ve %50 az yağlı olma özelliği ile öne çıkıyor. Cips severlerin favorisi haline gelen Lay’s Fırından portföyüne “Kurutulmuş Domates ve Yeşillik Taneli” yeni lezzetini ekledi. Tulum peyniri ve Zeytin aromasıyla da harmanlanan Lay’s Fırından özellikle kadınların favori atıştırmalıkları arasında yer alıyor.