Search This Blog

Monday, December 30, 2019

BEE’O UP Propolisli Sprey

Propolis, Ham Bal ve Mentolden Oluşan Üçlü Doğal Formül


Propolis arıların bitkilerin yaprak, sap ve tomurcuklarından topladığı reçinemsi doğal bir arı ürünüdür. Propolis kovandan çıktığı ham hali ile tüketilemez. İnsan tüketimine uygun hale getirilmesi için ekstrakte edilmesi yani özütlenmesi gerekir. Özütleme işleminde propolisin içerisindeki fenolik ve flavonoid bileşenler ekstrakte edilir. BEE’O UP Propolis İstanbul Teknik Üniversitesi ARI Teknokent’te geliştirdiği, TÜBİTAK inovasyon ödüllü ve patentli özütleme yöntemi ile propolisin içerisindeki değerli fenolik ve flavonoid bileşenleri maksimum düzeyde korur.

BEE’O UP Propolisli Sprey Türkiye’nin ilk ve tek sözleşmeli arıcılık modeli ile üretilmiş inovasyon ödüllü yerli propolisini içerir. Anadolu coğrafyasının değerli endemik bitkilerinden elde edilen ve yüksek biyolojik aktiviteye sahip Anadolu propolisi içeren bu ürün, ham bal ve mentolün de etkisi ile ferahlatıcı, boğaz kuruluğunu giderici ve ağız içi kokusunu engelleyici etkiye sahiptir. Katkı, koruyucu içermeyen bu doğal formülü hem çocuklar hem de yetişkinler rahatlıkla kullanabilir. Mevsim geçişlerinde doğal ürünlere ihtiyaç artmakta ve doğal gıdalarla sağlıklı beslenme iklim değişimlerine vücudun adapte olmasını kolaylaştırmaktadır. Ham bal ve propolis ile formülü edilmiş bu doğal ürün, beslenmeye sağladığı katkılar ile mevsim geçişlerinde de herkesin en önemli desteği olmaya devam edecek.

Hem yetişkinlerin hem de çocukların kışın da çantalarından eksik etmek istemeyeceği BEE’O UP Propolisli Sprey sadece eczanelerden satışa sunulmaktadır. Çocukların günde üç kez bir defa, yetişkinlerin günde üç kez ikişer defa boğaza püskürterek kullanması önerilir.
Türkiye’de BEE’O uzmanlarının kontrolünde, sözleşmeli arıcılık yöntemi ile 2 bin 500 arıcı tarafından 350 bin kovanda kontrollü koşullarda üretilen propolisin ve ham balın, bu çok özel doğal formül de buluşması ile ilgili detaylı bilgi almak için www.beeoup.com’u ziyaret edebilirsiniz.

BEE’O Propolis Hakkında
BEE’O Propolis; Gıda Yüksek Mühendisi Propolis Uzmanı Aslı Elif Tanuğur Samancı, Ziraat Mühendisi Arıcılık Uzmanı Taylan Samancı ve Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu tarafından 2013 yılında KOSGEB destekli Ar-Ge projesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi ARI Teknokent’te kuruldu. Türkiye’de BEE’O ve BEE’O UP markaları, ABD ve Avrupa’da ise BEE&YOU markası ile doğal besin içeriği ve biyolojik aktiviteleri korunmuş propolis, arı sütü, polen gibi doğal arı ürünlerinden oluşan katma değerli inovatif ürünler üretmektedir. BEE’O Propolis, geliştirdiği inovasyon ödüllü özütleme yöntemiyle ve yaptığı projeler ile ulusal ve uluslararası arenada 29 farklı ödüle layık görülmüştür. Üç bin metrekarelik tesisi ve 100 kişilik uzman kadrosu ile Türkiye’nin en büyük propolis üreticisidir. Türkiye’de kendi e-ticaret sitesi www.beeo.com.tr üzerinden ve Carrefour Gurme, Macrocenter, Migros vb. 1500 perakende satış noktasında ayrıca BEE’O UP markasıyla 25 bin eczane kanalında; Amerika’da ise yine kendi e-ticaret sitesi www.beeandyou.com üzerinden ayrıca Amazon, Wallmart, E-bay’de ve 3 bin 500 satış noktasında ürünlerini tüketicilerle buluşturmaktadır. www.beeo.com.tr

Monday, December 23, 2019

KIŞIN CİLT KURULUĞUNA KARŞI 12 ÖNEMLİ KURAL


Ciltte kuruluk, pullanmalar, çatlamalar, kızarıklık, lekelenmeler… Kış mevsimini belirgin olarak hissettiğimiz bugünlerde soğuk hava cilt sağlığımızı epey olumsuz etkiliyor. Özellikle dış ortama açık olan yüzde ve ellerde kuruluk ile hassasiyet en sık karşılaştığımız sorunlar. Kış aylarında ciltte oluşan kuruluğun en önemli nedeni ise; koruyucu bariyerinin hasarlanması sonucunda cildin su tutma kapasitesinin azalması. 
Rüzgar, nemsiz ve sıcak ortamlar şikayetlerin daha da belirginleşmesine yol açıyor. Bunun yanı sıra, sıcak suyla el yıkama, hamam ve sauna kullanımının artması, cildi kurutan giysiler, duş süresinin uzaması, kese-lif kullanımı ile cildin bariyerini bozan hijyen malzemeleri de sorunları artıran diğer nedenleri oluşturuyor. Peki soğuk kış aylarında nemli, parlak ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak için neler yapmalı, nelerden kaçınmalıyız? Acıbadem Fulya Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Şule Albayrak cildinizi soğuk havalarda korumanın yollarını anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. Haberin devamı için https://chefsdergisi.blogspot.com/p/saglik-olsun.html

Kurubaklagilleri Sofranızdan Eksik Etmeyin

 Türkiye’nin sağlıklı yaşam ve beslenme alanında ilk dijital bilimsel bilgi platformu “Bilim Bunu Konuşuyor” ile en güncel bilgileri kamuoyuna aktaran Sabri Ülker Vakfı, kurubaklagillerin sağlığa olumlu etkilerine dikkat çekerek yeterli ve dengeli beslenmenin olmazsa olmazı kurubaklagillerin haftada en az iki kez tüketilmesi gerektiğini söylüyor.


 Türkiye’nin sağlıklı yaşam ve beslenme alanında ilk dijital bilimsel bilgi platformu “Bilim Bunu Konuşuyor” ile sağlık ve beslenmeyle ilgili gündemdeki konuları, bilimsel ve en güncel bilgileri tarafsız bir yorum ve anlaşılır bir dille kamuoyuyla paylaşıyor. Sabri Ülker Vakfı, “Bilim Bunu Konuşuyor” platformunda kurubaklagillerin sağlık üzerine etkilerini ele alıyor.

Vitamin ve mineral zengini kurubaklagiller
Özellikle Türk mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alan fasulye, mercimek, nohut, barbunya vb. kıurubaklagiller karbonhidrat içeriğiyle günlük enerji alımına, bitkisel protein içeriğiyle günlük protein alımına, posa/lif içeriğiyle günlük posa alımına önemli ölçüde destek olurken, E, K, B grubu vitaminlerin vedemir, çinko ve folat minerallerininde önemli kaynağıdır.

Sağlık deposu kurubaklagiller
Kurubaklagiller yeterli ve dengeli beslenmenin bir parçası olarak haftada en az 2 kez tüketildiğinde, vücut ağırlığını kontrol etmeye, uzun vadede sindirim sistemi hastalıkları, şeker hastalığı ve kalp damar hastalıklarını önlemeye yardımcı olabilir. Peki, bu sağlık etkilerini baklagillerin hangi özelliklerinden kaynaklanır? Baklagil tüketimi, günlük posa alımınızı destekleyerek, tokluk hissini arttırmaya, iştahı ve porsiyonu kontrol etmeye yardımcı olabilir. Kompleks karbonhidrat ve yüksek posa ve içeriğiyle kan şekerinin istenen düzeyde tutulmasına destek olarak, böylece şeker hastalığı riskini azaltabilir.

Kurubaklagiller nasıl pişirilmeli?
Kurubaklagil tüketen pek çok kişi gaz veya şişkinlik problemi yaşayabiliyor. Oysa birkaç püf noktasıyla bu sorunu önlemek mümkün. Kurubaklagilleri, 4-8 saat kadar suda beklettikten sonra pişirmek, hep pişirme süresini kısaltıyor hem de gaz oluşumunu önlüyor. Suda bekletme yani ıslatma, baklagillerde bulunan, demir ve çinko gibi minerallerin emilimini de azaltabilen tanin ve fitat gibi bileşiklerin miktarını da azaltıyor.