SAĞLIK-GÜZELLİK-KADIN


Güzelliğin yeni adresi: Renouvelle Nişantaşı





Günümüzde gelişen teknoloji ve test edilmiş en yeni formüllerin kullanıldığı kozmetik ürünlerle birlikte bu gelişime paralel, işinde uzman dermatologlar sayesinde kadınların "güzellik", "bakım", "gençleşme", "estetik" isteklerine harika çözümler sunan merkezler de giderek çoğalıyor. Bunlardan biri de Dr. Burcu Yamangöktürk Solak'ın açtığı Renouvelle Nişantaşı.

Yaşı ne olursa olsun, her kadın güzel olmak, iyi görünmek ister. Sadece kadınlar mı? Artık erkekler de cilt bakımı, epilasyon, manikür yaptırarak kendine bakıyor ve bakımlı olmak istiyor. 
Ana haber bültenlerinde neredeyse hemen her akşam bu konuda hazırlanan haberleri, uzmanlardan alınan bilgileri de ilgiyle izliyoruz. 


Geçtiğimiz günlerde İstanbul Nişantaşı'dan hizmet vermeye başlamış olan işte bu güzellik ve bakım merkezlerinden birinde blog yazarları için bir davet organize edilmişti ve Sevil Şahin, davetli listesine beni de eklemiş. Bir kadın olarak konu güzellik ve bakım olunca hem merkezde yapılanlar hakkında bilgilenmek hem de Dr. Burcu Yamangöktürk Solak'la tanışmak, merak ettiklerimi sormak üzere davete katıldım.

Sabah kahvelerimizi içerken Dr. Burcu hanımla da bir yandan sohbete başladık. Hepimizin ayrı ayrı merak ettiklerinin yanı sıra ortak soruları da vardı. Burcu hanım bizleri epeyce bir aydınlattı. Yüzde oluşan ince kırışıklardan, sarkmalar için kullanılan "asma" yöntemine; güneş lekelerinden epilasyona, bölgesel zayıflama ve genel cilt bakımına kadar epeyce bir bilgilendik.

Ancak günün asıl konusu epilasyonla ilgili yeni bir gelişmeydi: Hibrit Lazer Epilasyon. 

"Hibrit Lazer Epilasyon" nedir?
Bilindiği gibi epilasyon, istenmeyen kıl köklerini kalıcı olarak yok etmektir.
Bu işlemi yaparken de cildin kendisi, yağ ve ter bezlerinin zarar görmemesi gerekir. Dr. Burcu Hanım bunu şöyle açıklıyor: 
"İnsan vücudunda bulunan kıl köklerinin hepsi aynı kalınlıkta ya da aynı derinlikte değilidir. Bu durumda her kıl için ayrı bir lazer kullanamayacağımız için değişik derinliklerde ve farklı kalınlıklardaki kılları tek nokta atışı ile aynı ışık demeti ile görebilen kalıcı epilasyon konusunda FDA onaylı iki Diode Lazer dalga boyunu tek başlıkta topladı. İşte Hibrit Diode Lazer karışıkş yani karma atışı aynı anda yapabilen bu sisteme verilen isimdir. Lazer epilasyon öyle sıradan bir iş değildir. Yaptıracağınız yerde kullanılan cihazlar ve uygulamayı kimin yaptığı çok önemlidir, mutlaka araştırın. Sonrasında tamiri zor sonuçlar yaşayabilir, cildinize zarar veren sonuçlarla karşılaşabilirsiniz." 
Dr. Burcu hanım, merkeze gelen kişilerle ne yaptırmak istediğine göre bir ön görüşme yapıyor. Cilt yapısını test ediyor, dermatolojik muayenesini yapıyor, kişinin bir öyküsü varsa onu dinliyor ve yapılması gerekenlere sonra karar veriliyor. 
Cilt bakımına 20"li yaşlardan itibaren en azından genel cilt temizliği ve maske uygulamaları ile başlanması gerektiğini tavsiye ediyor. İlerleyen yaşla birlikte cildin yapısına göre, kadının çalışma, yaşam koşulları, çevresel faktörlere göre cildin ihtiyaçları da değişiyor. Cildin kuruması, susuz kalması, makyaj artıklarından iyi temizlenmemesi, güneş ışınlarından gelen zararlar gibi genel olarak hepimizin maruz kaldığı ortak durumlar var. Kısaca derimiz, vücudumuzu saran, koruyan en önemli organımız ve ona çok iyi bakmamız gerekiyor. 
Renouvelle Nişantaşı'nda Akneli deri bakımı, antiaging deri bakımı, botox, iple yüz germe, leke tedavileri, selülit mezoterapisi, saç mezoterapisi, lazerle dövme silme gibi pek çok hizmet veriliyor.

Detaylı bilgi ve randevu için http://www.burcuyamangokturksolak.com/ adresinden ulaşabilirsiniz. 


* * * * 



Griple sağlıklı beslenerek savaşın!
Uzmanlar, bağışıklık sistemini kuvvetli tutmak ve direnci arttırarak soğuk kış günlerine hazırlıklı olmak için her yaş döneminde sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekiyor! Beslenme yetersizliği ve dengesizliğinin dolaylı olarak neden olduğu hastalıkların en önemlileri arasında enfeksiyon hastalıkları geliyor. Söz konusu hastalıklarda metabolizma hızlanıyor, vücut dokularının yıkımı artıyor, dolayısıyla besin öğelerinin vücuttan atımı artıyor.

Uzmanlar; sağlıklı beslenmek için çeşitli besinlerin tüketimini öneriyor. Önerilen düzeyde tüketilen çeşitli besinler soğuk algınlığından korunmak için sadece besin ögelerini içermiyor, ayrıca sağlığın korunması, geliştirilmesi ve diyete bağlı kronik hastalıkların önlenmesinde etkinlik gösteren fitokimyasallar adı verilen biyoaktif bileşenleri de içeriyor. Fitokimyasalların insan bedenini sürekli tehdit altında tutan oksidatif strese karşı antioksidan savunma sistemini güçlendirdiği belirtiliyor. Besinlerde 8000’ den fazla fitokimyasal bileşen var. Bu ögelerin çoğu fenolik bileşikler diyen Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevinç Yücecan "diyetle alınan antioksidan vitaminler ve antioksidan özellikler gösteren fenolik bileşiklerin en iyi kaynakları sebze ve meyvelerdir. Farklı sebze ve meyveler farklı besin bileşenlerinden zengin oldukları için, sebze ve meyve tüketiminde çeşitlilik sağlanması önemlidir" diye belirtiyor. Sebze ve meyve tüketiminde ve bunlardan elde edilen sebze ve meyve suyu içiminde çeşitliliğin önemli olduğuna işaret ediyor.

Prof. Yücecan, sebze ve meyve sularının içeriğinde yüksek oranda bulunan A, C ve E vitaminleri ile söz konusu fenolik bileşik içeriklerinin, yüksek potansiyelde antioksidan etkinlik gösterdiğini belirtiyor. Bu bileşenlerin sebze ve meyvelere kıyasla onların suyundan daha kolaylıkla emilebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sevinç Yücecan, çilek, vişne veya kırmızı üzüm suyunun antioksidan etkinliği gösterdiğini, Bu sayede de bedeni hastalıklara karşı koruduğunu vurguluyor.

Meyveyi bulamıyorsan önerilen düzeylerde suyunu iç!
Önerilen tüm meyvelerin her mevsimde bulunması ve tüketilmesi mümkün olmadığından, en pratik alternatif olarak karşımıza meyve suyu çıkıyor. Son dönemlerde, çeşitli meyvelerin bileşiminden oluşan farklı tatlarla her türlü damak tadına hitap eden meyve suları, tüketicilere daha fazla seçenek sunuyor. Uzmanların da sık sık vurguladığı gibi, günde 5 porsiyon meyve ve sebze ya da buna denk gelen düzeyde meyve suyu tüketimi sağlıklı bir yaşamın vazgeçilemez koşullarının başında geliyor.

Şeftali suyu savunma sistemini güçlendirmeye yardımcıdır
Güçlü antioksidan etkinlik gösteren fenolik bileşiklerden ve b-karoten’den zengindir. Antioksidan etkinlik gösteren bileşenler ortamı serbest radikallerden temizlerler ve serbest radikallerin neden olduğu hastalıklara karşı koruyucu potansiyel etkinlik gösterirler. b-karoten; diğer karotenoidler arasında en yüksek potansiyel A vitamini aktivitesine sahip bir bileşendir. Vücudun dış yüzeyini, sindirim, solunum, üreme ve görme organlarını dıştan gelecek mikroplardan koruyan epitel hücrelerin çalışması ve gözün ışık durumuna göre ayarlanması için gereklidir. Vücudun hastalıklara karşı savunma sisteminin oluşumunda yardımcıdır.

Vişne suyu oksidatif stresin zararlı etkilerini azaltabilir.
Vişne bileşiminde yüksek oranda polifenolik bileşenler içerir. Polifenolik bileşenlerin kanser ve koroner kalp hastalıkları gibi bazı kronik hastalık risklerinin azaltılmasında potansiyel bir etkiye sahip olduğu belirtilmektedir. Ayrıca polifenolik bileşenler antioksidan savunma sistemini aktive ederek hücre içinde gelişen ve çeşitli mekanizmalar ile proteinler, lipitler ve DNA'ya hasar veren oksidatif stresin zararlı etkilerini azaltabilir.

Kayısı suyu vücudu enfeksiyonlara karşı koruyabilir
Potasyum, folat ve A vitaminine dönüşebilen karotenoidlerden özellikle b-karoten açısından çok zengindir. A vitamini, gözlerin karanlıkta normal olarak görmesine ve alacakaranlığa alışmasına yardım eder. Hücre ve dokuların sağlıklı bir şekilde büyümelerini sağlar. Ağız, mide, ince bağırsaklar, solunum ve üreme sistemi ile idrar yollarındaki deri ve dokuların sağlıklı bir şekilde devamlılığını sağlayarak vücudu enfeksiyonlara karşı koruyucu potansiyel bir etki gösterebilir. b-karoten ve kayısının içerdiği diğer fenolik bileşenler ayrıca çok güçlü antioksidan etkinlik gösterirler ve çeşitli kanser türleri ile yaşlanmaya bağlı hastalıklara karşı koruyucu etkide bulunabilirler. 8-10 adet kayısı (250 g) veya 30 gram kuru kayısı yetişkin bir bireyin günlük A vitamini gereksinimin yüzde 100’ünü karşılar. Bir bardak (200 ml) kayısı suyunda bulunan 2300 mg b-karoten ise günlük A vitamini gereksiniminin 4-8 yaş grubu için yüzde 48’ini, 9-13 yaş grubu için yüzde 32’sini, 14 yaş ve sonrası erkekler için yüzde 21’ini, 14 yaş ve sonrası kadınlar için ise yüzde 27’sini karşılar.

Portakal suyu, bağışıklık sisteminizi destekleyerek infeksiyonlara karşı koruyucu etkide bulunabilir
Yüksek miktarda C vitamini, folat, potasyum, flavonoidler, pektin ve diyet posası içerir. C vitamini; kas, kemik ve diğer dokuları bir arada tutmayı sağlayan bağ dokusu proteinlerinden kollojenin yapımında yardımcıdır. Kan damarlarının yapısını sağlamlaştırarak yaralanmalara karşı korur. Bitkisel kaynaklı besinlerdeki demirin vücudunuzda emilmesine ve vücudunuzdaki yaralanma ve kesilmelerin iyileşmesine yardım eder. Bağışıklık sisteminizi destekleyerek infeksiyonlara karşı koruyucu etkide bulunur. Folat; vücudunuzda hücre çoğalmasını kontrol eden DNA ve RNA üretimine yardım ederek yeni hücrelerin yapımında elzem bir role sahiptir. Güçlü antioksidan etkinlik gösteren flavonoidler ise bazı kanser türlerinin oluşum ve gelişimini geciktirici, kötü kolesterol olarak bilinen LDL– kolesterol düzeyini düşürücü, iyi kolesterol olarak bilinen HDL-kolesterol konsantrasyonu yükseltici potansiyel bir etki gösterir. Dört hafta süreyle günde 750 mL (3 su bardağı) portakal suyu içen kolesterol düzeyi yüksek bireylerde plazma HDL-kolesterol düzeyinin yüzde 21, folat konsantrasyonunun yüzde 18 yükseldiği, LDL/HDL kolesterol oranının ise yüzde 16 oranında azaldığı belirlenmiştir.

Elma suyu çok güçlü bir antioksidan kaynağıdır
Elma polifenoller ve diğer fitokimyasallar adı verilen bileşenlerden çok zengindir. Bu bileşenler çok güçlü antioksidan kaynağıdırlar ve vücüdunuzu serbest radikal hasarına karşı korurlar. Yapılan çalışmalar elma tüketiminin hücresel hasarı önleyici bir etkisi olduğu, bazı kanser türleri, kardiyovasküler hastalıklar, astım, tip II diyabet, obezite gibi hastalık riskini azaltıcı potansiyel etkide bulunduğunu göstermektedir.

Üzüm suyu hücrelere zarar veren bileşenlerin düzeyini azaltabilir Potasyum, vitamin C, folat, fenolik ve flavonoid bileşenlerden zengindir. İçerdiği güçlü antioksidan etkinlik gösteren fenolik ve flavonoid bileşenlere bağlı olarak plazma antioksidan kapasiteyi yükseltir, oksidasyona bağlı DNA hasarını ve hücrelere zarar veren bileşenlerin düzeyini azaltır. Kalp sağlığını ve bazı kanser türlerine karşı koruyucu ve riski azaltıcı potansiyel bir etkisi olduğu belirtilmektedir.

Domates suyu, sağlık deposu
Vitamin C, folat, potasyum ile diğer karotenoidleri ve polifenolik bileşenleri içerir. Güçlü antioksidan özelliğinden dolayı zehirlenmeler ve infeksiyonlara karşı vücudu korur. Bazı kanser türleri, katarakt ve kalp damar hastalıklarının riskini azaltıcı potansiyel etkisi vardır. Kan basıncının düşürülmesinde etkilidir.

Nar suyu çok güçlü antioksidan aktivite gösterir
Pektin, askorbik asit ve polifenolik flavonoidlerden çok zengindir. Kalsiyum ve potasyum içerir. İçerdiği bileşenlere bağlı olarak çok güçlü antioksidan aktivite gösterir. Bu aktiviteye bağlı olarak kötü kolesterol düzeyini düşürebilir, iyi kolesterol düzeyini yükseltebilir ve koroner kalp hastalıkları riskini azaltabilir. Kan basıncının düşürülmesinde etkilidir. Karaciğer koruyucu etkisi vardır.

Vitamin deposu kırmızı meyveler
Üzüm, vişne, nar, Frenk üzümü, yaban mersini, kızılcık, frambuaz, çilek ve mürver gibi kırmızı meyveler A, C, E vitamini, folat, kalsiyum, potasyum, selenyum, α-karoten, b-karoten, lutein, fenolik moleküller ve fenolik asitler’ den zengindir. Güçlü antioksidan aktivite gösterirler. Bu etkinlikleri ile kötü kolesterol olarak bilinen LDL-kolesterolün oksidasyonunu engelleyici ve kardiovasküler hastalıkların gelişme riskini düşürücü potansiyel bir etkinlik gösterirler. Damar duvarlarını çevreleyen endotel hücrelerin işlevini artırabilir ve damar içi pıhtılaşma riskini azaltabilirler.

MEYED hakkında

1993 yılında kurulan Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) bünyesinde 43 üye firma bulunmaktadır. Sektördeki firmaların tümünü aynı çatı altında birleştiren MEYED, 1997 yılından bu yana Uluslararası Meyve Suyu Üreticileri Federasyonu (IFU) ve 2005 yılından bu yana Avrupa Meyve Suyu Birliği’nin (AIJN) üyesi. Derneğin başlıca amaçları; meyve suyu kavramını kamuoyuna doğru tanıtmak, sektör içi işbirliğini geliştirmek, firmalar arasındaki bilgi değişimini hızlandırmak, konu ile ilgili araştırmaları desteklemek, kamuoyunu ve ilgili kuruluşları meyve suyu faydaları konusunda bilgilendirmektir.

No comments: